Blog
Menü Baskısı ve Amerikan Servis Nedir?
Tel Dikiş Katalog mu, Tek Yaprak Amerikan Servis mi?
Ekimde havalar soğumaya başlayınca restoranlardan gelen telefonların konusu da değişir. Mercimek çorbası, sahlep ve fırın tatlıları menüye girer, ardından hep aynı soru gelir: “Menüyü baştan mı bastıralım, yoksa araya bir kış sayfası mı koyalım?” Soru küçük görünüyor ama içinde bir format kararı saklı. Çoğu işletme bu kararı, üç ay sonra fiyatlar değişince ortaya çıkacak baskı masrafını hesaba katmadan veriyor.
- Kısa cevabı baştan vereyim. Ana menünüz kalıcı olacaksa selefonlu bir tel dikiş kitapçık ya da iç yaprakları değişebilen kılıflı bir menü seçin. Kış ürünleri ve sık değişen fiyatlar için tek yaprak ek kart kullanın. Kahvaltı ve yoğun servis için baskılı amerikan servis iyi bir çözüm. Bu parçaları birlikte planlarsanız her fiyat artışında bütün menüyü yeniden bastırmak zorunda kalmazsınız. Bir şeyi de bilmeniz gerekiyor: masada ve kapıda basılı fiyat listesi bulundurmak artık yasal bir zorunluluk, QR kod tek başına yeterli sayılmıyor. Aşağıda bu kararları baskı tarafının gerçekleriyle tek tek açıyorum.
Basılı Menü Artık Tercih Değil, Zorunluluk
Pandemide masalara yapıştırılan QR kodlar birçok işletmeye “artık menü bastırmayız” dedirtti. Menü masrafından kurtulmak isteyen işletmeciler QR’a geçtiklerini açıkça söylüyordu. Ama 1 Ocak 2024’te durum değişti. Fiyat Etiketi Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle lokanta, restoran, kafe ve pastanelerde fiyat listelerinin hem işyerinin giriş kapısının önüne hem de masaların üstüne, kolayca görülüp okunabilecek şekilde konulması zorunlu hale geldi.
Denetimlerde ekipler tam olarak buna bakıyor: kapının önünde ürün fiyatları yazıyor mu, her masada fiyat listesi var mı? QR menüyü ek bir kolaylık olarak kullanmaya devam edebilirsiniz. Ancak müşteri istediğinde fiziki fiyat listesini göstermek zorundasınız. Denetimde en çok takılınan nokta da gözden kaçan bir detay: kapıdaki fiyatlarla masadaki fiyatların birebir aynı olması gerekiyor. Kapıda yeni fiyat, masada eski fiyat duruyorsa sorun çıkar.
- Bunu bir matbaa olarak şöyle okuyoruz: artık her fiyat değişikliği iki ayrı baskı işi demek. Biri kapının önündeki liste, diğeri masadaki menü. Bu yüzden menü formatını seçerken “en ucuz hangisi” diye değil, “fiyat değişince hangisini en az masrafla güncellerim” diye düşünmek gerekiyor. Yazının geri kalanı da bu soruya cevap veriyor.
Kapının önündeki liste ayrı bir konu, çünkü orası dış mekân. Yağmur alan, güneş gören bir yere sıradan kağıt koyarsanız birkaç haftada solar ve kıvrılır. Kapı önü için selefonlu kalın kartonu bir menü standının ya da panonun içine koymak, suya dayanıklı sentetik kağıt kullanmak ya da forex gibi sert bir plakaya basmak daha uzun ömürlüdür. Bakanlık dijital panoları da kabul ediyor, ama çoğu işletme için basılı çözüm hem ucuz hem pratik. AVM içinde kendi giriş kapısı olmayan işletmeler için kapı önü listesi zorunluluğu yok. Birden fazla girişi olan işletmeler ise her kapıya ayrı liste koymak zorunda. Mevzuat zaman zaman güncellendiği için kendi durumunuzu bulunduğunuz ilin Ticaret İl Müdürlüğü’nden teyit edin. Baskı tarafını biz hazırlarız.
Kapı önü listesini hazırlarken akılda tutulacak ölçüt şu: kaldırımdan geçen biri, durup eğilmeden okuyabilmeli. Bu yüzden masadaki menünün küçültülmüş bir kopyasını kapıya asmak çoğu zaman işe yaramaz. A3 ya da daha büyük bir formatta, kategorileri ve fiyatları iri puntoyla veren sade bir liste çok daha iyi çalışır. Kapı önü listesi aynı zamanda vitrininizdir. Yoldan geçen biri içeri girip girmemeye orada karar verir. Logonuz, en sevilen birkaç ürününüz ve okunaklı fiyatlarla düzgün basılmış bir pano, aceleyle yapıştırılmış bir A4 kağıttan çok daha fazla müşteri çeker. Kış menüsüne geçerken kapıdaki listeyi masadakiyle aynı gün güncelleyin. İkisini aynı siparişte bastırmak, fiyatların birebir tutmasının en güvenli yolu.
Menü Baskısında Formatlar: Tek Yapraktan Kılıflı Menüye
Menü dediğimiz şey tek bir ürün değil. Masada gördüğünüz her format farklı bir ihtiyaca cevap veriyor ve fiyat değişince farklı bir masraf çıkarıyor. Aşağıdaki tabloda en çok bastığımız formatları, nerede iyi çalıştıklarını ve fiyat güncellemesinde ne olduğunu karşılaştırdım. Bu tabloyu kaydedin, bir sonraki menü kararında işinize yarar.
| Format | Yapısı | Nerede iyi çalışır | Fiyat değişince |
|---|---|---|---|
| Tek yaprak menü (A4 / A3) | 300-350 gr kuşe, çift yüz selefon | Kafe, büfe, kısa menü | Ucuz, tamamı yeniden basılır |
| Kırımlı menü (A3’ten A4’e, uzun dar form) | Tek parça karton, bigi ve kırım | Kategorileri olan orta boy menü | Tamamı yeniden basılır, maliyet orta |
| Tel dikiş kitapçık | 8, 12, 16 sayfa; ortadan zımbalı | Geniş menülü restoran | Tamamı yeniden basılır; ek kartla ertelenebilir |
| Amerikan cilt menü | Tutkallı, düz sırtlı | Çok sayfalı otel ve büyük restoran | Pahalı; fiyatı içeri basmak riskli |
| Kılıflı menü (deri / suni deri kapak) | Kalıcı kapak, değişebilen iç yaprak | Fiyatı sık değişen, prestij isteyen işletme | Sadece iç yapraklar basılır |
| Baskılı amerikan servis | İnce kağıt, tek kullanımlık | Kahvaltı, yoğun servis, çay bahçesi | Bir sonraki stokta güncellenir |
Tel dikiş kitapçıkta bilmeniz gereken ilk şey sayfa sayısının dördün katı olması. Bir kağıt ortadan katlanınca dört sayfa çıkar, bu yüzden on sayfalık bir menü baskıda on iki sayfaya tamamlanır. Çoğu işletme bu iki fazla sayfayı boş bırakır ya da “notlar” yazar. Oysa o iki sayfa kış menüsü için hazır bir alan. Çorbalarınızı ve sıcak içeceklerinizi oraya koyarsanız, maliyeti zaten ödediğiniz sayfayı satışa çevirmiş olursunuz. Tel dikişin bir sınırı da kalınlık. Sayfa sayısı ve kağıt gramajı arttıkça kitapçık ortadan zorlanır. Açılınca ortadaki sayfalar dışarıya taşar, kapanınca tam oturmaz. Bu yüzden on altı sayfanın üstündeki menülerde iç sayfaları 170-200 gram kuşeye basıp sadece kapağı kalın tutmayı öneriyoruz.
Amerikan cilt ilk bakışta en şık seçenek gibi duruyor. Düz bir sırtı var, kitap gibi görünüyor, sırtına işletmenin adı basılabiliyor. Ama restoranda kullananların sonradan fark ettiği bir sorunu var: tutkallı cilt masada düz açılmaz, bırakınca kendi kendine kapanmaya çalışır. Müşteri bir eliyle menüyü tutup diğer eliyle sipariş vermek zorunda kalır. Çok sayfalı bir otel menüsünde bu kabul edilebilir. Günlük yoğun serviste ise kılıflı menü ya da spiral cilt çok daha rahattır, çünkü ikisi de masada düz açılır.
- Kılıflı menüyü fiyatı sık değişen işletmelere en çok önerdiğimiz format. Mantığı şu: deri ya da suni deri kapağı bir kez, logolu ve kaliteli şekilde yaptırırsınız. İçine vidalı, çıtçıtlı ya da cepli sistemle değişebilen yapraklar takılır. Fiyat değişince kapağa dokunmazsınız; iç yaprakları dijital baskıyla, ihtiyacınız kadar adette yeniden bastırırsınız. Başlangıç maliyeti tek yaprak menüden yüksek. Ama yılda birkaç kez fiyat güncelleyen bir işletmede bu fark ikinci, üçüncü güncellemede geri kazanılır.
Ölçü konusunda da birkaç pratik bilgi vereyim. A4 (21×29,7 santim) masa menüsünün en yaygın ölçüsü; elde rahat tutulur, standart menü kılıflarına ve standlara uyar. A3, ortadan katlanarak dört sayfalık bir A4 menüye dönüşür ve orta büyüklükteki menüler için ekonomik bir çözümdür, çünkü tek parça karton olduğu için zımba ya da cilt gerekmez. A5 küçük masalarda, kafelerde ve tatlı ya da içecek kartlarında işe yarar. Bir de A4’ün üçte biri genişliğinde, uzun ve dar menüler var. Bunlar içecek ve şarap listelerinde çok şık durur, masada az yer kaplar. Özel ölçü de basabiliriz. Ancak kılıf ya da stand kullanacaksanız, ölçüyü onlara göre seçmeyi unutmayın. Hazır bir menü kılıfına göre basılmamış iç yaprak ya taşar ya içinde kayar.
- Kapakta küçük bir son işlem, menünün masada bıraktığı izlenimi değiştirir. Mat selefonlu bir kapağın üstünde yalnızca logoya uygulanan spot lak, ışık vurduğunda logoyu parlatır. Yaldız (sıcak folyo) ise altın ya da gümüş bir vurgu ekler; et restoranlarında, balık lokantalarında ve otel restoranlarında çok yakışır. Kılıflı menülerde logo genelde deri yüzeye yaldızla ya da kabartma (gofre) ile işlenir. Bunların hepsi kapakta yapıldığı için bir kez yapılır ve yıllarca kullanılır. Fiyatlı iç sayfalara son işlem harcamak ise boşa para gider, çünkü o sayfalar ilk zamda değişecek.
Kağıt, Gramaj ve Selefon: Menüyü Yağlı Parmaktan Korumak

ürünün ömrünü belirleyen şey tasarım değil, menünün kullanıldığı ortam. Menü yağlı parmaklarla tutulur, üzerine çay d
ökülür, garson onu her akşam onlarca kez açıp kapatır. Kaplamasız basılmış bir menü birkaç hafta içinde kenarlarından yıpranır, lekeleri içine çeker ve masaya konduğunda işletmenin özenini sorgulatır. Aşağıdaki tablo, kullanım yerine göre önerdiğimiz kağıt ve kaplamayı gösteriyor.
| Kullanım | Kağıt / gramaj | Kaplama |
|---|---|---|
| Masa menüsü, tek yaprak | 300-350 gr kuşe | Çift yüz selefon |
| Kitapçık iç sayfası | 170-200 gr kuşe | Selefon |
| Kitapçık kapağı | 300-350 gr kuşe ya da bristol | Mat selefon; isteğe bağlı spot lak |
| Sezon ek kartı, masa üçgeni | 300-350 gr kuşe | Selefon |
| Kapı önü, teras, havuz başı | Sentetik kağıt ya da forex | Suya dayanıklı yüzey |
| Amerikan servis | 70-90 gr civarı 1. hamur ya da ince kuşe | Kaplamasız (tek kullanımlık) |
Selefon, kağıdın üstüne ısıyla yapıştırılan ince bir film tabakası. Menüye su ve yağ geçirmezlik kazandırır, yırtılmasını zorlaştırır ve ıslak bezle silinebilmesini sağlar. Restoran menüsünde selefonu bir lüks değil, zorunlu bir koruma olarak görüyoruz. Teknik bir sınırı var: laminasyon sırasındaki ısı nedeniyle 135 gramın altındaki kağıtlara selefon önerilmiyor, çünkü ince kağıt kırılabiliyor. Bu konuyu selefon kaplama yazımızda ayrıntılı anlatmıştık.
- Mat mı parlak mı sorusunun restoranda başka bir cevabı var. Mat selefon daha şık ve sofistike durur, ışığı yansıtmadığı için loş ortamda da okunur. Ama yağlı parmak izi mat yüzeyde daha belirgin kalabilir ve silmek biraz daha uğraştırır. Parlak selefon ise en kolay silinen yüzeydir ve renkleri canlı gösterir. Dezavantajı, tavandaki spot ışığı yansıtıp bazı açılardan okumayı zorlaştırması. Pratikte şöyle öneriyoruz: fine dining ve loş ışıklı mekânlarda mat, kahvaltıcı, burgerci, pideci gibi yoğun ve yağlı servis yapan yerlerde parlak. Soft touch denen kadife his veren kaplama kartvizitte çok güzel durur, ama menüde lekeyi tuttuğu için önermiyoruz.
Teras, bahçe ya da havuz başı gibi açık alanlar için sentetik kağıt ayrıca düşünülmeli. Görünüşü kağıda benzer ama yırtılmaz, suda dağılmaz. Yağmurda masada unutulan bir menü ertesi sabah aynı şekilde durur. Kraft görünümlü menüler de son yıllarda çok isteniyor. Doğal ve sıcak bir hava veriyor. Ancak kahverengi zemin, ince yazıyı ve açık renkleri yutar. Kraft menü istiyorsanız yazı puntosunu büyük, renkleri koyu tutmak gerekir.
Selefonlu bir menünün ömrü büyük ölçüde nasıl temizlendiğine bağlı. Nemli bir bezle silmek yeterli. Bulaşık süngerinin sert yüzü ya da aşındırıcı temizleyiciler selefonu çizer, mat selefonda parlak lekeler bırakır. Menüleri masadan toplarken üst üste ıslak bırakmamak da gerekiyor, çünkü kenarlardan sızan nem zamanla kartonun selefondan ayrılmasına yol açabilir. Kenarı kalkmaya başlamış ya da köşesi kırılmış bir menüyü masada tutmayın. Yerine yenisini koyun, bunun için de baştan biraz yedek bastırın. Doğru kağıt, doğru kaplama ve basit bir bakım düzeniyle, fiyatı değişmeyen bir kapak ya da kılıf yıllarca dayanır.
Amerikan Servis: Hem Altlık Hem Menü
Amerikan servisi çoğu kişi masayı temiz tutan bir altlık olarak düşünür. Bizim gözümüzde masaya konan en ucuz reklam alanı. Müşteri yemeğini beklerken ortalama birkaç dakika ona bakar. O birkaç dakikada ne okuyacağına siz karar verirsiniz: kahvaltı menüsü, tatlı önerisi, paket servis numarası ya da Instagram hesabınız.
Ölçü olarak en yaygın kullanılan amerikan servis 29×40 santim civarındadır. Ama doğru ölçü sizin tepsinize ve masanıza göre belirlenir. Tepsi üstünde servis yapıyorsanız amerikan servis tepsiden taşmamalı. Masaya doğrudan konacaksa tabak, çatal-bıçak ve bardağın rahat sığacağı genişlikte olmalı. Siparişten önce tepsinizi ölçüp bize iletmenizi istiyoruz. Hazır ölçüye göre basıp kenarları tepsiden sarkan bir stokla kalmaktan iyidir.
Amerikan servis tek kullanımlık bir ürün olduğu için menüden tamamen farklı bir adet mantığıyla basılır. Menüde onlarca adetle çalışırken amerikan serviste binlerce adetle konuşuruz. Bu yüzden genelde ofset baskı kullanılır. Ofsette kalıp ve makine ayarı sabit bir maliyet olduğu için adet arttıkça birim fiyat ciddi şekilde düşer. Doğru adeti bulmak için günlük ortalama kuver sayınızı alın ve kaç günlük stok istediğinizle çarpın. Tek renk baskı en ekonomik yoldur. Çok renkli, fotoğraflı bir tasarım daha pahalıdır ama kahvaltı tabağının fotoğrafı altlıkta durduğunda satış etkisi de o kadar güçlü olur.
Amerikan servisin kenar şeritlerini nasıl kullandığınız da önemli. Bazı işletmeler bu alanı paket servis numarasına, sosyal medya hesabına ya da bir sonraki ziyarette geçerli küçük bir kampanyaya ayırıyor. Çocuk menüsü olan aile restoranlarında boyama alanı ya da basit bir bulmaca basmak, çocuğu yemek gelene kadar oyalar ve ebeveynin aklında kalır. İnce kağıda ofset baskıda çok ince çizgiler ve küçük yazılar kağıdın dokusunda dağılabilir. Bu yüzden amerikan serviste yazıları biraz büyük, çizgileri biraz kalın tutmak gerekiyor.
Kahvaltı salonları, çorbacılar ve çay bahçeleri için bir öneri: kısa menünüzü doğrudan amerikan servise basın. Masaya ayrıca menü getirmek gerekmez, müşteri oturduğu anda ne sipariş edeceğini görür. Burada fiyat meselesine dikkat edin. Masadaki fiyatların kapıdakilerle aynı olması gerektiği için fiyat değiştiğinde elinizdeki stok bir anda geçersiz kalır. Bu yüzden amerikan servise fiyat basacaksanız stoğu kısa tutun ya da fiyatı altlığa değil, yanına konan küçük bir masa kartına basın. Kızartma gibi yağlı servislerde ince kağıt yağı geçirip lekelenebilir. Böyle bir menünüz varsa yağa dayanıklı kağıt seçeneğini birlikte değerlendirelim.
Fiyat Her Değiştiğinde Menüyü Yeniden Bastırmak Zorunda mısınız?
Restoran sahiplerinin forumlarda en çok tartıştığı konu bu. Bir kesim “her zamda menü bastırmak işletmeyi batırır” diyor. Diğer kesim, kırılan tabak bardağın ve verilen ikramın yanında menü masrafının küçük kaldığını savunuyor. Bizim tecrübemiz, iki tarafın da haklı olduğu yönünde. Fark, menünün baştan nasıl kurgulandığında. Fiyatları menünün en pahalı parçasına gömerseniz her değişiklik pahalıya patlar. Fiyatları ayrılabilir bir parçaya koyarsanız masraf küçülür.
Bunu yapmanın birkaç yolu var. İlki az önce anlattığım kılıflı menü: kapak kalıcıdır, fiyatlı iç yapraklar değişir. İkincisi, ana kitapçığa fiyat koymayıp fiyatları ayrı bir tek yaprak kartta vermek. Bazı işletmeler bunu kitapçığın arka kapağına takılan bir cep içinde yapıyor. Üçüncüsü, sezonluk ürünleri ana menüden tamamen ayırmak. Kış menünüzü ayrı bir ek kart ya da masa üçgeni olarak basarsanız, mart ayında kaldırır, yerine yaz kartını koyarsınız. Ana menünüz bütün yıl aynı kalır.
Kesinlikle önermediğimiz bir şey var: eski fiyatın üstüne etiket yapıştırmak ya da kalemle düzeltmek. Masada ucuz görünür, müşteriye “bu işletmede fiyatlar sürekli artıyor” mesajı verir. Etiketin bir köşesi kalktığında altındaki eski fiyat görünür. Kapıdaki listeyle tam uyuşmadığı durumda denetimde de sorun yaşatabilir. Fiyat değişikliğini düzgün yapılmış bir iç yaprakla vermek, müşterinin de denetçinin de karşısında en temiz yoldur.
Bu kurguyu mümkün kılan şey dijital menü baskısı. Menü gibi düşük adetli işlerde dijital baskı ofset kalıbı gerektirmez, otuz, elli ya da yüz adetle ekonomik çalışır ve birkaç günde hazır olur. Yani iç yaprakları her fiyat güncellemesinde masa sayınız kadar bastırabilirsiniz, stokta yüzlerce eski menü tutmak zorunda kalmazsınız. QR menüyü de bu yapıya eklemenizi öneririz. Masa kartının köşesine konan bir QR kod, fotoğraflı ve alerjen bilgili detaylı menünüze yönlendirebilir. Böylece basılı liste yasal zorunluluğu karşılar, QR ise ek bilgiyi taşır. İkisi birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı.
Menünün Tasarımı Satışı Nasıl Etkiler?
Menü yalnızca bir fiyat listesi değil, masadaki en sessiz satış elemanınız. Müşteri onu açtığında gözü belli yerlere önce gider. Tek sayfalık bir menüde bakış genelde üst kısımdan başlar. Açılan iki sayfalık bir menüde ise sağ sayfanın üst bölümü ilk dikkat çeken alan olur. Kârı en yüksek ürünlerinizi, özellikle kış menüsünde öne çıkarmak istediğiniz çorba ve sıcak tatlıları bu alanlara koymak basit ama etkili bir yöntem. Baskı bu kararı değiştirmez. Ama sayfa düzenini baskıya göndermeden önce bu gözle bir kez daha bakmanızı öneririz.
Bir ürünü öne çıkarmanın en kolay yolu onu ince bir çerçeve ya da hafif renkli bir zeminle ayırmak. Her sayfada bir iki ürüne bunu yaparsanız göz oraya gider. Her ürünü çerçevelerseniz hiçbiri öne çıkmaz. Fotoğraf da aynı şekilde çalışır. Birkaç seçilmiş, iyi çekilmiş fotoğraf satışı artırır. Her yemeğin yanına konan küçük ve bulanık fotoğraflar ise menüyü ucuz gösterir. Elinizde profesyonel çekim yoksa fotoğrafsız, sade ve iyi dizilmiş bir menü, kötü fotoğraflı bir menüden daha iyi iş görür.
Fiyatları nasıl yazdığınız da algıyı etkiler. Fiyatları uzun noktalı çizgilerle yemek adına bağlamak, müşterinin gözünü önce fiyat sütununa götürür ve menüyü bir fiyat karşılaştırma listesine çevirir. Fiyatı yemek açıklamasının sonuna, aynı puntoda yazmak ise dikkati yemeğe çeker. Kış menüsünde kısa açıklamalar da işe yarar. “Tereyağlı, kıtır ekmekli mercimek çorbası” gibi bir satır, sadece “mercimek çorbası” yazmaktan daha iştah açıcıdır. Bu ayrıntılar baskı maliyetini değiştirmez ama masadaki siparişi değiştirir. Tasarım desteği isterseniz bu düzenlemeleri baskı öncesinde birlikte yapabiliriz.
Kış Menüsünü Ne Zaman, Kaç Adet ve Nasıl Bastırmalı?
Zamanlamada hedefiniz, ilk soğuk gün geldiğinde çorbanızın menüde yazıyor olması. Bu da kış menüsünün ekim ortasında masada olması demek. Tek yaprak menü ve ek kartlar dijital baskıyla birkaç iş gününde hazır olur. Tel dikiş kitapçıklarda selefon, kırım ve zımba eklendiği için süre biraz daha uzar. Deri ya da suni deri kılıflı kapaklar ise en uzun süren iştir. Yeni bir kılıf yaptıracaksanız bunu sezondan birkaç hafta önce konuşmamız gerekir. Yılbaşı gecesi için tek seferlik bir fix menü düşünüyorsanız onu ayrı planlayın. Aralık, matbaaların en yoğun ayıdır.
Adet hesabında bazı işletmeciler kişi başı menü hesaplıyor. Dört kişilik kırk masası olan bir yerde bu yüz altmış menü eder. Pratikte buna gerek yok. Masa başına iki menü ve yıpranma için biraz yedek çoğu işletmeye yeter. Bunun üstüne kapı önündeki liste ve teras gibi ayrı alanlar için birkaç adet ekleyin. Fiyatlı iç yapraklarda yedeği az tutun, çünkü fiyat değişince yedekler de geçersiz kalır. Fiyatsız kapaklarda ve kılıflarda yedek bolca tutulabilir.
- Dosya tarafında menünün kendine özgü bazı kuralları var. Menü elde, otuz kırk santim mesafeden okunur. Bu yüzden yemek fotoğraflarınız gerçek baskı boyutunda 300 dpi olmalı. Bunu, iki metreden bakılan roll-up’ta 100-150 dpi’ın yettiğini anlattığımız fuar baskıları yazımızla karşılaştırırsanız mantık netleşir: bakış mesafesi kısaldıkça çözünürlük ihtiyacı artar. Renkleri CMYK’ya çevirin. Yemek fotoğraflarında en çok kaybolan tonlar kırmızılar ve turuncular. Ekranda iştah açan domates kırmızısı baskıda donuklaşabilir. Kenara dayanan fotoğraf ve zeminlerde 3 milimetre taşma payı bırakın, yoksa kesimde ince beyaz çizgi kalır.
Okunabilirliği de hafife almayın. Restoranların çoğu akşam loş ışıkla çalışır ve menüyü okuyan herkes genç değildir. Yemek adlarını ve fiyatları küçük puntoya sıkıştırmayın. Açık zemine koyu yazı kullanın, ince ve süslü fontları başlıklara bırakın. Fiyatları hizalı bir sütunda vermek de göz yormaz. Alerjen bilgisi müşterilerin giderek daha çok sorduğu bir konu. Yemek adının yanına konan küçük ikonlar müşteriye güven verir, garsonun işini de kolaylaştırır. Menünüzü baskıya göndermeden önce bize iletin, renk ve okunabilirlik kontrolünü ücretsiz yapalım. Gerekirse bir prova basalım, masanızda ışığın altında görün.
Son bir not: menüyü bastırırken masadaki diğer basılı parçaları da düşünün. Amerikan servis, peçete, hesap kartı ve masa üçgeni aynı renk ve fontla çıkınca masa bütünlüklü görünür. Kafeler için aynı mantığı yılbaşı karton bardak yazımızda anlatmıştık. Bardak, peçete ve menü aynı dili konuşunca müşteri bunu bilinçli fark etmese bile özen hisseder. Hepsini tek yerden bastırdığınızda renkler tutar, tek seferde basıldığı için maliyet de düşer.
Sık Sorulan Sorular
Restoran menüsü kaç gram kağıda basılmalı?
Tek yaprak masa menüsü için 300-350 gram kuşe ve çift yüz selefon uygundur. Kitapçık menülerde iç sayfalar 170-200 gram kuşeye, kapak 300-350 gram kuşe ya da bristole basılır. 135 gramın altındaki kağıtlara selefon önerilmez. Teras ve kapı önü gibi dış alanlarda sentetik kağıt daha dayanıklıdır.
QR menü kullanıyorum, basılı menü bulundurmak zorunlu mu?
Evet. 1 Ocak 2024’ten beri lokanta, restoran, kafe ve pastanelerde fiyat listesinin giriş kapısının önünde ve masalarda görülebilir şekilde bulunması gerekiyor. QR menü ek bir hizmet olarak kullanılabilir ama tek başına yeterli değil. Kapıdaki ve masadaki fiyatlar da aynı olmalı. Güncel ayrıntıyı Ticaret İl Müdürlüğü’nden teyit etmenizi öneririz.
Tel dikiş menü mü, amerikan cilt menü mü?
On altı sayfaya kadar olan menülerde tel dikiş hem ekonomik hem pratiktir, sayfa sayısı dördün katı olmalıdır. Daha kalın menülerde amerikan cilt şık durur ama masada düz açılmaz, kendi kendine kapanmaya çalışır. Yoğun servis yapan işletmelerde kılıflı ya da spiral ciltli menüyü öneririz.
Fiyatlar değişince bütün menüyü yeniden bastırmak zorunda mıyım?
Menü doğru kurgulanırsa hayır. Kılıflı menüde sadece fiyatlı iç yapraklar değişir. Kitapçık kullanıyorsanız fiyatları ayrı bir karta almak, sezonluk ürünleri de ek kart olarak vermek masrafı küçültür. Dijital baskıyla iç yapraklar masa sayınız kadar, birkaç günde basılabilir.
Amerikan servis ölçüsü ve gramajı ne olmalı?
En yaygın ölçü 29×40 santim civarıdır, ama doğru ölçü tepsinize ve masanıza göre belirlenmelidir. Tek kullanımlık olduğu için genelde 70-90 gram civarı 1. hamur ya da ince kuşe kullanılır. Yağlı servislerde yağa dayanıklı kağıt düşünülebilir.
Kaç adet menü bastırmalıyım?
Masa başına iki menü ve yıpranma için biraz yedek çoğu işletmeye yeter. Kapı önü listesi ve teras gibi ayrı alanlar için birkaç adet ekleyin. Fiyatlı sayfalarda yedeği az tutun, çünkü fiyat değişince yedekler de geçersiz kalır.
Menü baskısı kaç günde hazır olur?
Tek yaprak menü ve ek kartlar dijital baskıyla birkaç iş gününde hazır olur. Tel dikiş kitapçıklarda selefon, kırım ve zımba nedeniyle süre biraz uzar. Deri ya da suni deri kılıflı kapaklar en uzun süren iştir. Kış menüsünün ekim ortasında masada olması için siparişi ekim başında vermek rahat bir plan sağlar.
Kış menünüzü birlikte kuralım. Masa sayınızı, menünüzün kaç sayfa olduğunu ve fiyatları ne sıklıkla güncellediğinizi yazın. Size en az masrafla güncellenebilecek formatı önerelim, menü ve amerikan servisi aynı tasarım diliyle hazırlayalım. Dosyanızı da baskıdan önce ücretsiz kontrol edelim. Menü baskısı ve amerikan servis sayfalarımızdan örnekleri görebilir, teklif için WhatsApp’tan bize ulaşabilirsiniz.